Saç kaybı çoğu insan için evrensel ve kaçınılmaz bir durumdur. Bu durum fizyolojik olmasına rağmen, saçlar insanların psikoseksüel imajı için öyle güçlü bir role sahiptirler ki onların kaybı insanları yüzyıllardır çare aramaya itmiştir. Saç kaybına çare bulunabilmesi için öncelikle saç kaybının nedenlerinin anlaşılması gerekmektedir. Ancak, saç dökülmesine neden olan mekanizma kısa bir süre önce anlaşılmıştır.
- Androgenetik Hormonlar:
Hem erkekte hem de kadında androjenik hormonlar olarak adlandırdığımız "erkeklik hormonları" mevcuttur. Bunlardan bazıları testesteron, androstenodion ve dehidroepitestesterondur (DHT). Bu hormonlar erkeklerde testis ve böbrek üstü bezlerden, daha az miktarda olmak üzere kadınlarda ise yumurtalık ve yine böbrek üstü bezlerden salgılanır. Bazı saç foliküllerinin DHT'ye uzun süre maruz kalması sonucu öncelikle saçlarda incelme ve zayıflama daha sonra da dökülme oluşur.
DHT bu foliküllerde nasıl etki etmektedir? Genetik yatkınlığı olan bazı saç folikülleri 5 alfa redüktaz dediğimiz bir enzimden zengindir ve bu enzim testesteronun DHT'ye dönüşümünden sorumludur. DHT reseptöre bağlanır ve hücre metabolizmasını etkileyerek saçın doğal siklusunun durmasına neden olur.
Androgenetik saç dökülmesi insanlardaki saç dökülmesinin % 95'ini oluşturur. Daha çok erkeklerde görülmekle birlikte kadınlarda da görülür. 30 yaşına kadar erkeklerin % 50'sinde kadınların ise % 20'sinde, biraz da olsa saçlar dökülmeye başlamıştır. Androgenetik saç dökülmesi temelde, erkeklik hormonu olarak bilinen testesteronun genetik olarak hassas saç köklerine yaptığı olumsuz etki sonucu olmaktadır. Erkek tipi saç dökülmesi de denen bu tip dökülme, karakteristik olarak ön saç çizgisinin çekilmesi, sonra tepe kısmındaki saçların incelmesi ve seyrelmesi şeklinde olur. Bayanlarda ise androgenetik saç kaybı, tepe kısmındaki saçlarda ve yaygın tarzda oluşur. Ancak erkeklerden farklı olarak ön saç çizgisi gerilemeden kalır.
-Yaş:
Yaşla saç dökülmesi arasında direk bir ilişki bulunamamıştır. Genetik yatkınlığı olan yani ailesinde belirgin saç dökülmesi olanlarda 20'li yaşlarda dahi saç dökülmesi başlayabilmektedir. Saç dökülmesi 25 ila 35 yaş arası en yoğun şekilde karşımıza çıkar. 45'li yaslardan sonra hız kesmekle beraber 40'li yaslarda başlayan ve hızla ilerleyen saç dökülmeleriyle de karşılaşmaktayız.
-Alopeci Areata (AA):
-Traction Alopecia:
-Telojen Efluvium:
- Kronik hastalık
- Hamilelik sonrası
- Kemoterapi
- Ciddi enfeksiyon
- Ciddi psikolojik stres
- Büyük ameliyatlar
- Hipo veya hipertroidizm
- Proteinden yoksun ağır diyetler
- Demir eksikliği anemisi
- Bazı ilaçlar
- Jetleg'e neden olabilecek uzun seyahatler
- Ağır metaller (selenyum, arsenik, talyum)
*Hamilelik boyunca saçlar hormonlardan dolayı daha uzun süre anagen fazda kalır ve hamilelik boyunca saçlar en iyi durumdadır. Buna rağmen doğum sonrası ise hızla dinlenme fazına geçerek hızlı bir dökülmeyle karşı karşıya kalmamıza neden olur. Aynı durum doğum kontrol haplarının kesilmesinden sonra da görülür.
* Dış etmenin ortadan kalkması sonucunda çoğu zaman kendiliğinden düzelir. Burada eğer etki uzun süreli olmuşsa kalıcı dökülmelerde görülebilmektedir ve bunlarda tedavi fayda sağlayamamaktadır.
Tedavide neden saptanabilirse (hipo- hipertroidi, demir eksikliği, proteinden zayıf ani diyetler gibi) buna yönelik tedavi yapılması yeterli olabilir.
KADINDA SAÇ DÖKÜLMESİ
Her 5 kadından 1'inde görülen saç dökülmesinin nedenleri artık biliniyor. Buna göre, her türlü saç dökülmesinin tedavisi hemen hemen bulundu. İşte saç dökülme nedenleri:
* Kadınlarda saç dökülmesinin en önemli nedeni; erkek cinsellik hormonlarıdır.
* Tiroid bezinin az ya da aşırı çalışması, saç dökülmesine yol açan önemli bir faktördür.
* Gebelik sırasında birçok kadının saçları gürleşir ve güzelleşir. Bunun nedeni; vücudun östrojen hormonunu daha fazla salgılamasıdır. Doğumdan sonra saçlar da dökülmeye başlar.
* Sağlıksız bir saç derisi, saç köklerini besleyen maddelerin köklere ulaşmasını engeller. Yani kepeklenen saçlar. Bu da saçların dökülmesine neden olur.
* Bilinçsiz beslenme saçı olumsuz etkiler. Vitamin, mineral ve protein eksikliği, saçı cansızlaştırarak dökülmesine yol açar.
* Hemen hemen bütün ağır metaller gibi, diş dolgusunda kullanılan amalgamdaki civa da saç dökülmesine neden olabilir.
* Bazı tibbi maddeler, saçların dökülmesine yol açabilir.
* Stres, vücut işlevlerini sekteye uğratır. Bu durum saçlara da yansır; saçlar daha hızlı dökülür ve daha yavaş uzar.
* Saçların aniden dökülmesi ve saç derisinde açıklıkların oluşması, saçkıranın belirtileridir.
* Bazı kişilerde, ilkbahar ve sonbaharda normalden daha fazla saç dökülmesi görülür. Ancak bu, endişe edilecek bir durum değildir. Saçlar bir süre sonra kendilerini toparlar